İklim bi’değişik

Yıllardır anlatmaya çalıştılar, olmadı. Küresel ısınma dediler, “Ne ısınması hava soğuk, e yağmur da yağıyor, e henüz çölde de yaşamıyoruz” dedik. Bırakın halkın ne düşündüğünü bir hocamın “ ben kendimi bildim bileli küresel ısınma var diyorlar, bir şey olduğu yok” dediğini hatırlıyorum. Gözümüzle görmeden inanmama özelliğimizden sanırım anlatamadılar da anlayamadık da biz bu olayı. Neyse sonra dediler ki dünya genelinde ortalama sıcaklıklar artıyor. 1,5-2 derece falan “amaan 1-2 dereceden ne olacak, alt tarafı biraz daha sıcak” dedik.
Sonunda bu günlere geldik ve iklimin değiştiğine bizzat gözlerimizle şahit olduk. O 1,5-2 derece fark aşırı uç iklimler yaşanınca biz de “heeeeee” dedik, “sıkıntı var”. Taş kadar dolu yağdı, arabalarmız zarar gördü, battaniyelerle, halılarla korumaya çalıştık(malum bizde mal canın yongası derler, en çok o zaman anladık iklimin değiştiğini) Seller oldu bir çok ilde evler, iş yerleri zarar gördü, ne yazık ki can kayıpları yaşandı. Tarım ürünleri yine aşırı yağışlar, dolular nedeniyle toprakta kaldı. Soframıza gelen sebze, meyveler pahalandı. E ne yapacağız şimdi. Yapılacak çok şey var hem hükümetlerin hem bizlerin yapması gereken şeyler…

İklim değişikliği nedir?

Size sera gazı vs. teknik terimlerden bahsetmeyeceğim. En basit şekliyle iklim değişikliği dünyanın ortalama sıcaklıklarının artması demek ama bu tam olarak hava daha sıcak olacak demek değil. Bu iklimin dengesini bozduk demek. Yani aşırı hava olayları yaşayacağız demek, seller, fırtınalar…

İklim neden değişiyor?

Burada yine anlatılamayan bir kavram var: ekoloji. Şöyle düşünebilirsiniz, bedeniniz bir dünya ve bir bacağınız sakat, üstüne basamıyorsunuz, sendeleyerek yürürsünüz. Ya da artık böbrekleriniz işlevini yerine getirmiyor ve bu nedenle bedeniniz vücuttaki kanı temizleyemiyor. Bu sorunlardan sadece bedeninizin bir bölümü etkilenmez, bütünüyle sıkıntıya düşersiniz.
Dünyaya da yanlış uygulamalarla zarar veriyoruz ve hasta ediyoruz.
Sanayi devrimiyle birlikte havaya zarar veren gazlar hızla arttı. Bunların başında da Kömürlü Termik Santraller geliyor. Yerin altındaki şeyi alıp, işleyip, havaya salıyoruz. Dünyanın dengesini bozuyoruz. Ormanları kesip, binalar, fabrikalar dikiyoruz. Orman alanlarını gittikçe kaybediyoruz. Zararlı gazları tutabilecek ormanlarımıza, topraklarımıza zarar veriyoruz. Yerin üstündeki kıymetli varlığımız toprağımızı betonların altında bırakıyor. Yerin altındaki zararlı şeyleri alıp, yeryüzüne, havaya yolluyoruz. Dünyada bu değişikliğe başka bir değişiklikle cevap veriyor; iklim değişikliği!  

İklim değişirse neler olur?

İklim değişirse aşırı hava olayları artmaya ve şiddetini artırmaya devam eder. Öyle sevgilinizle romantik bir yağmur altı yürüyüşü yapamazsınız. Çünkü o esnada arabanızı korumak için battaniye aramakla, evinize ya da iş yerinize giren suları çıkarmak için kova bulmakla ya da ekili araziniz varsa ürünlerinizin halini düşünmekle meşgul olabilirsiniz.
Sadece sel, kasırga değil bir de kuraklık sorunu var. Yani “hava çok sıcak hadi denize/göle yüzmeye gidelim” falan gibi düşünceleriniz olmayacak.  Çünkü o yüzmek için atladığınız göle kafa üstü çakılabilirsiniz. Yiyecek sebze meyve yetiştiren çiftçi ürününü sulayamayacak, kuruyup gidecek. Bulduğunu da pahalıya alabilirsen alacaksın.

Bir de iklim değişikliği nedeniyle bir çok canlı türünün soyu tükenebilir ama maalesef insanlar diğer canlıları kendi dışında gördüğü için çok bu tarafla ilgilenmiyor. Bir araştırma yapılmış iklim değişikliği fotoğraflarının hangisi insanların dikkatini çekiyor diye. Kutup ayıları falan hikaye kendi türünün yani bir insanın zor durumda bir fotoğrafını gördüğünde ancak duygusal bağ kuruyor insanlar. Çünkü hala kendini doğanın bir parçası olarak değil de üstün bir varlık olarak görüyor. Ona ne kutup ayılarından!

En çok kim etkilenecek bu iklim değişikliğinden?

İklim değişikliğinin de maalesef adaletsiz bir sistemi var. Doğaya en çok zarara neden olan ülkeler değil, fakir ülkeler daha çok etkilenecek. Çünkü ne sağlam bir altyapıları ne de değişen iklime uyum sağlayabilecek bütçeleri var. Bu nedenle gelişmemiş ya da gelişmekte olan ülkeler iklim değişikliğinde büyük sorumluluk taşıyan gelişmiş ülkelerden maliyet konusunda destek talep ediyor.

Ama geniş açıdan bakıldığında hepimiz aynı gemideyiz ve 1 tane dünyamız var. Sahra çölündeki kum tanesi de kutuplarda gözünüze kaçabilir.

Bu iklim değişikliğinin sorumluları kimler?

Sorumlusu biziz, sizsiniz, onlar… Sonuçta herkes kendi imkanınca zarar verdi ve vermeye devam ediyor. Hükümetler enerji politikalarıyla ve  orman, tarım alanlarını yönetemeyerek zarar veriyor. Bizler boşa yaktığımız elektrikle, daha çok verim alayım diye tarlamıza bastığımız kimyasallarla zarar veriyoruz. Hiç birini yapmıyorsak kesilen orman alanlarına sesimizi çıkarmadığımız için bile sorumluyuz bu durumdan.

Ne durumdayız şimdi?

Şöyle bir durumdayız, daha önce ülkeleri bir araya getirip bu duruma bir dur demek için girişimler olmuş henüz başarıyla sonuçlanamamış. Şimdi en fazla imza toplanan anlaşma özelliği taşıyan büyük bir uluslararası anlaşma var: Paris Anlaşması

Peki nedir bu Paris Anlaşması?

Paris Anlaşması, 1992’de kabul edilen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) çerçevesinde iklimi korumak amaçlı yapılan bir anlaşma. Anlaşma 22 Nisan 2016 tarihinde imzaya açıldı ve yeterli sayıda üye ülkenin imzalamasının ardından 4 Kasım 2016 tarihi itibarıyla yürürlüğe girdi.

Bu anlaşmaya taraf olan 197 ülkeden, 184’ü de anlaşmayı onayladı.

Türkiye iklim değişikliği konusunda ne yapıyor?

Türkiye şu an iklim değişikliğine uyum konusunda bir adım atmıyor. Paris Anlaşması’nda da taahhütlerde bulunup anlaşmayı imzaladı ama TBMM’de onaylamadı. Bulunduğu taahhütlerin aksine kömürlü termik santral yatırımlarına hız veriyor.
Türkiye’nin anlaşmayı onaylamamasının nedeni gelişmiş ülke olarak sınıflandırıldığı için Yeşil İklim Fonu ve Temiz Kalkınma Mekanizması gibi desteklerden faydalanamıyor olması.
Dün (2 aralık 2018) Polonya’da başlayan Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’nde de Türkiye bu konuyu müzakere etmek istedi ancak gündeme alınmadı.

Şu an Polonya’da düzenlenen İklim Değişikliği Zirvesi’nde ne yapılıyor?

Şu an Polonya’da düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Zirvesi’nde Paris Anlaşması’nda taahhüt edilen çalışmaları somutlaştırmak ve bir “Kurallar Kitabı” oluşturmak için bir araya gelindi. Bu zirve 14 Aralık’a kadar devam edecek. Bir yanda ülkelerin ekonomik kaygıları bir yanda tüm canlıların hayatı, geleceği…

Instagram @sosyalbiinsan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir